27 Ekim 2015 Salı

Plazalar Rezidanslar Her Yerde. Peki Parklar Nerede?

İstanbulda yaşayanlar bilir. Şehir hayatının stresinden uzaklaşmak için tek kaçamak yerimiz parklar. Rüzgarın esmesiyle sallanan ağaç dalları , kuşların ekmek kapmak için birbiriyle olan didişmelerini izlemek insana huzur veriyor. Doğa her zaman insana kucak açmıştır. Peki ama biz doğayı sahipleniyor muyuz?


Hergün bir inşaat projesi başlanıyor istanbulda. Her sitenin kendine özel peyzajı ve havuzu da var. Sitede yaşayanlar için sıkıntı yok. Peyzajlar ve parklar oldukça bakımlı. Ancak mahalle sakinleri rahatsız. Doksanların çocuklarıyız biz. Eskiden istanbulda sokağa çıkıp rahatça oynardık. Kavga ettiğimizde oldu cam kırdığımızda ama gün sonunda eve omuz omuza giderdik. Yarın yine buluşmak üzere. Sokaklar parklarımızdı bizim. Doğru dürüst araçta yoktu evde.Ya boş bir arsada maç yapardık ya kapının önünde.
Gülhane Parkı

Ama şimdi öyle mi? Hergün haberler de görüyoruz çocuk kaçırma haberlerini yada çocuğa çarpıp kaçan araba haberlerini. Belki de bir metropol olmanın en büyük sorunu bu. İnsanlar günlük hayattaki streslerin ekisiyle patlamaya hazır bomba gibiler. Huzur bulacakları stres atacakları bir yer yok. Anne baba çocuğunu elinden tutup parka götürebiliyor mu? Hergün daha da büyüyen istanbula kan vermek istiyorsanız parklar yeşillik alanlar yapın. İnsanlar işten çıktıklarında yada akşam yemeğinden sonra parka çıkıp doğayla huzur bulabilsin. Ayağı toprağa değsin. Doğa insan olmadan kendini devam ettirebilir ama biz insanlar doğaya muhtacız ona sahip çıkalım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder